×

Almanca Alışveriş Diyalogları ve Kelimeleri

Almanca Alışveriş Diyalogları ve Kelimeleri

Almanca öğrenirken teorik bilgileri pratiğe dökmek, dil becerisini geliştirmenin en etkili yollarından biridir. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan alışveriş, bu pratiği yapmak için harika bir fırsat sunar. İster Almanya’ya seyahat edin, ister orada yaşayın, markette, mağazada veya pazarda temel diyalogları kurabilmek hayatınızı oldukça kolaylaştıracaktır. Bu kapsamlı rehberde, Almanca alışveriş yaparken ihtiyacınız olacak en temel kelimeleri, kalıpları ve örnek diyalogları bulacaksınız.

Temel Alışveriş Terimleri ve İfadeler

Alışverişe çıkmadan önce, sıkça karşılaşacağınız bazı genel terimleri bilmekte fayda var. Bu kelimeler, ne aradığınızı ifade etmenize ve satıcıları anlamanıza yardımcı olacaktır.

Genel Kelimeler

  • das Geschäft / der Laden: Dükkan, mağaza
  • der Supermarkt: Süpermarket
  • der Markt: Pazar
  • der Preis: Fiyat
  • das Angebot: İndirim, özel teklif
  • der Ausverkauf: Sezon sonu indirimi, tasfiye
  • der Kunde / die Kundin: Müşteri (erkek / kadın)
  • der Verkäufer / die Verkäuferin: Satıcı, tezgahtar (erkek / kadın)
  • der Einkaufswagen: Alışveriş arabası
  • der Korb: Sepet

Ödeme ve Kasa

Alışverişinizin son aşaması olan ödeme kısmında kullanacağınız kelimeler ve cümleler de oldukça önemlidir.

  • die Kasse: Kasa
  • bezahlen: Ödemek
  • Bar bezahlen: Nakit ödemek
  • Mit Karte bezahlen: Kartla ödemek
  • die Rechnung: Fiş, fatura
  • der Beleg / die Quittung: Makbuz, fiş
  • die Tüte / die Tasche: Poşet, çanta
  • Das macht zusammen…: Toplamda … yapıyor.
  • Haben Sie eine Kundenkarte?: Müşteri kartınız var mı?

Market ve Manavda Kullanılan Kelimeler

Almanya’da süpermarketler (Supermarkt) ve indirimli marketler (Discounter) oldukça yaygındır. İşte gıda alışverişinde en çok ihtiyacınız olacak kelimeler.

Meyve (Obst) ve Sebze (Gemüse)

  • der Apfel: Elma
  • die Banane: Muz
  • die Orange: Portakal
  • die Tomate: Domates
  • die Gurke: Salatalık
  • die Kartoffel: Patates
  • der Salat: Marul, salata
  • die Zwiebel: Soğan

Temel Gıda Ürünleri

  • das Brot: Ekmek
  • die Milch: Süt
  • der Käse: Peynir
  • die Eier (çoğul): Yumurtalar
  • das Wasser: Su
  • das Fleisch: Et
  • das Hähnchen: Tavuk
  • der Fisch: Balık

Miktar Belirten İfadeler

  • ein Kilo: Bir kilo
  • ein Pfund (500 gram): Yarım kilo
  • ein Liter: Bir litre
  • ein Stück: Bir adet, bir parça
  • eine Packung: Bir paket
  • eine Flasche: Bir şişe

Kıyafet Mağazasında Kullanılan Kelimeler

Giyim alışverişi yaparken doğru bedeni veya rengi sormak için aşağıdaki kelimeler ve kalıplar işinize yarayacaktır.

Kıyafetler ve Bedenler

  • die Kleidung: Giyim, kıyafet
  • die Hose: Pantolon
  • das Hemd: Gömlek
  • das T-Shirt: Tişört
  • der Pullover: Kazak
  • die Jacke: Ceket
  • die Schuhe (çoğul): Ayakkabılar
  • die Größe: Beden
  • Welche Größe haben Sie?: Bedeniniz nedir?
  • Ich suche das in Größe M.: Bunu M bedende arıyorum.
  • Kann ich das anprobieren?: Bunu deneyebilir miyim?
  • Wo ist die Umkleidekabine?: Deneme kabini nerede?

Örnek Alışveriş Diyalogları

Teoriyi pratiğe dökme zamanı! Aşağıdaki diyaloglar, öğrendiğiniz kelimeleri cümle içinde nasıl kullanabileceğinizi göstermektedir.

Diyalog 1: Süpermarkette Kasada

Kassierer/in: Hallo! (Merhaba!)

Kunde/Kundin: Guten Tag. (İyi günler.)

Kassierer/in: Das macht zusammen 25,50 Euro. Haben Sie eine Payback-Karte? (Toplam 25,50 Euro tutuyor. Payback kartınız var mı?)

Kunde/Kundin: Ja, hier bitte. Ich zahle mit Karte. (Evet, buyurun. Kartla ödeyeceğim.)

Kassierer/in: Okay. Bitte geben Sie Ihre PIN ein. Brauchen Sie eine Tüte? (Tamam. Lütfen şifrenizi girin. Poşete ihtiyacınız var mı?)

Kunde/Kundin: Nein, danke. Ich habe eine Tasche. (Hayır, teşekkürler. Çantam var.)

Kassierer/in: Vielen Dank! Hier ist Ihr Beleg. Schönen Tag noch! (Çok teşekkürler! Buyurun fişiniz. İyi günler!)

Kunde/Kundin: Danke, ebenfalls! (Teşekkürler, size de!)

Diyalog 2: Manavda

Kunde/Kundin: Guten Tag. Ich hätte gern ein Kilo Tomaten, bitte. (İyi günler. Bir kilo domates rica edecektim.)

Verkäufer/in: Gerne. Sonst noch etwas? Die Äpfel sind heute im Angebot. (Memnuniyetle. Başka bir şey? Elmalar bugün indirimde.)

Kunde/Kundin: Oh, gut. Dann nehme ich auch ein Kilo Äpfel. Was kostet das zusammen? (Oo, güzel. O zaman bir kilo da elma alayım. Toplam ne kadar tutuyor?)

Verkäufer/in: Die Tomaten 3 Euro und die Äpfel 2 Euro. Das macht 5 Euro. (Domatesler 3 Euro, elmalar 2 Euro. Toplam 5 Euro yapıyor.)

Kunde/Kundin: Hier, bitte. (Buyurun.)

Verkäufer/in: Danke schön! (Teşekkür ederim!)

Diyalog 3: Kıyafet Mağazasında

Kunde/Kundin: Entschuldigung, können Sie mir helfen? (Affedersiniz, bana yardım edebilir misiniz?)

Verkäufer/in: Ja, natürlich. Was suchen Sie? (Evet, tabii ki. Ne arıyorsunuz?)

Kunde/Kundin: Ich suche diesen Pullover in Blau. (Bu kazağın mavisini arıyorum.)

Verkäufer/in: In welcher Größe? (Hangi bedende?)

Kunde/Kundin: In Größe L, bitte. (L bedende lütfen.)

Verkäufer/in: Einen Moment… Ja, hier ist er in Blau, Größe L. Möchten Sie ihn anprobieren? Die Umkleidekabinen sind da hinten. (Bir saniye… Evet, işte burada mavisi, L beden. Denemek ister misiniz? Deneme kabinleri arkada.)

Kunde/Kundin: Ja, danke. … Er passt perfekt! Ich nehme ihn. (Evet, teşekkürler. … Tam oldu! Bunu alıyorum.)

Bu kelimeler ve diyaloglar, Almanca konuşulan bir ülkede alışveriş yaparken kendinize olan güveninizi artıracaktır. Unutmayın, pratik yapmak mükemmelleştirir. Markete veya mağazaya gittiğinizde bu ifadeleri kullanmaktan çekinmeyin!

Yorum gönder